İçeriğe geç

Norm fazlası öğretmene koordinatörlük verilir mi ?

Norm Fazlası Öğretmene Koordinatörlük Verilir Mi?

Bir sabah, okulun koridorlarında duyduğum bir fısıldan içim titredi. Öğretmenler odasına adım attım, herkesin yüzü gergindi, gözler biraz kaygılı, biraz da meraklıydı. Herkesin bir şekilde bahsettiği bir konu vardı: Norm fazlası öğretmene koordinatörlük verilir mi? Bu sorunun cevabı okulun tüm dinamiklerini değiştirebilir, belki de bir öğretmenin hayatını…

Bir Öğretmenin Dilekleri

Selin, okulumuzda sevilen ve saygı duyulan bir öğretmendi. Hem öğrencilerine hem de arkadaşlarına karşı her zaman pozitifti. Ne var ki, yıllardır aynı pozisyonda, yani sınıf öğretmeni olarak görev yapıyordu. Her yıl belirli sayıda öğrenci ve öğretmen sayısı göz önüne alındığında, ona yeni bir pozisyon verilmesi gerektiği konuşulmuştu. Ancak norm fazlası olmasına rağmen Selin’e yeni bir görev verilip verilmemesi, okul yönetimi için sürekli bir tartışma konusuydu.

Bir gün Selin, okulun öğretmenler odasında arkadaşlarıyla birlikte kahve içerken, aklındaki düşünceleri paylaştı. “Beni çok fazla seviyorlar,” dedi. “Ama burada gerçekten başka bir şey yapmak istiyorum. Fakat norm fazlası olarak benim için bir şeyler değişir mi ki?” Kafasında bir soru işareti vardı, çünkü norm fazlası bir öğretmenin yükselmesi genellikle çok zor oluyordu.

İçsel olarak çözüm arayışında olan Selin, yönetimin bu konuda nasıl bir karar vereceğini merak ediyordu.

Erdem’in Stratejik Yaklaşımı

Erdem, okulun idari kadrosunda yer alan, çözüm odaklı ve stratejik bir öğretmendi. Herkes onun yöneticilik konusunda ne kadar başarılı olduğunu konuşurdu. Bu yüzden, Selin’in durumu hakkında düşünmesi gerektiği söylendiğinde, Erdem birkaç saniye bile beklemedi. “Evet, norm fazlası öğretmenlerin yeni bir pozisyon alması zor olabilir,” dedi. “Ama her durumda yetenek ve sorumluluklar ön planda olmalı. Selin’in bu okuldaki katkıları ve başarısı ortada, ona uygun bir koordinatörlük pozisyonu verilmesinin yanlış olacağını düşünmüyorum.”

Erdem’in düşüncesi basitti: okulun işleyişine katkı sağlayabilecek her öğretmen, hangi pozisyonda olursa olsun değerliydi. Ancak o kadar da basit değildi. Okulun hiyerarşisinde, norm fazlası bir öğretmen için yükselmek, yalnızca liyakat değil, aynı zamanda toplumsal kabul ve kültürel faktörlere de bağlıydı. Erdem, Selin’in zamanla kendini kanıtlamış bir öğretmen olduğunu kabul etse de, sistemin dışına çıkmanın her zaman kolay olmayacağını biliyordu.

Ayşe’nin Empatik Bakış Açısı

Ayşe, okulda herkesin güvenebileceği bir arkadaş ve öğretmendi. Onun bakış açısı ise tamamen farklıydı. Ayşe, insanları anlamaya, onların duygularına ve ihtiyaçlarına göre hareket etmeye önem verirdi. “Erdem haklı,” dedi, “ama sadece stratejiyle ilerlemek olmaz. Selin’in bu okuldaki yerini çok iyi biliyoruz. Çocuklarla olan bağını, onlara nasıl yaklaştığını ve öğrencilerinin gelişimine olan katkılarını… Bunlar göz ardı edilemez.”

Ayşe’nin bakış açısı, bir öğretmenin sadece görevini yerine getiren biri olmanın ötesinde, sınıf içinde ve okulda da duygusal bağlar kurarak katkı sağlaması gerektiğini savunuyordu. O, öğretmenlik mesleğinin insanlara hizmet etmekle ilgili olduğunu, öğretmenlerin sadece bilgi aktarmadığını, aynı zamanda öğrencilere yol gösteren, onların duygusal ve sosyal gelişimlerine katkı sağlayan bireyler olduğunu vurguluyordu.

“Bence Selin, bir koordinatörlük pozisyonuna fazlasıyla layık,” dedi Ayşe. “Çünkü onun öğretmenliğin ötesinde bir amacı var; o, sadece öğrencileri değil, öğretmen arkadaşlarını da motive edebiliyor. Eğer norm fazlası olması, onun başarısına engel olacaksa, o zaman sistemin kendisini sorgulamamız gerekir.”

Norm Fazlası Olmak: Bir İkilem

Sonunda okul yönetimi, Selin’i yeni bir koordinatörlük pozisyonu için aday gösterdi. Ancak bu karar, yalnızca bir öğretmenin hayatını değiştirmekle kalmadı, aynı zamanda okulun kültürünü de dönüştürdü. Öğretmenler odasında artık herkesin, norm fazlası öğretmenlerin yükselmesine dair farklı düşünceleri vardı. Bazıları bu kararı cesaret verici buldu, bazıları ise sistemin bu şekilde işlemeye devam etmesinin okulun verimliliğini olumsuz etkileyebileceğini düşündü.

Selin’in durumu, sadece okuldaki değil, toplumdaki normların ne kadar değişken olduğunu da gözler önüne serdi. Toplumsal ve profesyonel normlar, çoğu zaman bireylerin potansiyelini kısıtlayan engeller yaratabiliyor. Fakat bazen, bu engelleri aşmak, gerçek liderlerin ve yenilikçi bakış açılarına sahip kişilerin elinde oluyor.

Sizin Perspektifiniz Nedir?

Selin’in hikâyesi, sadece bir öğretmenin değil, aynı zamanda toplumdaki tüm bireylerin karşılaştığı bir durumun yansıması olabilir: normların ve toplumsal beklentilerin dışına çıkmak, bazen sadece cesaret değil, aynı zamanda strateji ve empati gerektirir. Sizce norm fazlası bir öğretmene yeni bir koordinatörlük pozisyonu verilmesi ne kadar doğru? Toplumdaki mevcut normlar, bireylerin potansiyelini ne kadar kısıtlıyor? Yorumlarınızı paylaşarak bu önemli konuyu birlikte tartışalım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
elexbet girişvdcasino girişbetexper giriş