Sessiz Bir İnsan Ne Demek?
İzmir’de yaşayan, 25 yaşında, genellikle arkadaş ortamında espriler yapıp, ama içten içe her şeyi fazla düşünen bir insan olarak, çoğu zaman kendimi “sessiz bir insan” etiketinin tam ortasında buluyorum. Evet, benim gibi birinin sessizliği bir çelişki gibi görünebilir. Ama işte hayat da böyle, değil mi? İnsanlar her zaman göründüklerinden daha fazlasıdır.
Sessiz Bir İnsan Ne Demek? Biraz Durum Tespiti
Biliyorsunuz, bazen insanlar “sessiz” derken sadece dışarıdan görünen durumu anlatırlar. Yani, “bunu hiç görmedim” dediğinizde, gerçekten görmediğinizden değil, aslında hiçbir şey söylememek gerektiğini düşündüğünüzdendir. Her şeyin bir anlamı var.
Bir gün arkadaşlarımın olduğu bir kafede oturuyorum. Herkes birbiriyle gülüp eğleniyor, sohbet ediyor, herkesin konusu başka bir şey. O esnada ben, yani “sessiz insan”, hiçbir şey söylemeden herkesin sohbetine sadece kulak veriyorum. Zihnimde onca şey dönüyor ama dilim bir türlü çözüm üretemiyor.
Bunu öyle bir noktaya taşıyorum ki, bir süre sonra kendimle konuşuyorum:
İç sesim: “Abi, bu kadar insan var, bir şey söylesene! Yok mu bir espri, bir laf? Ya da bir konu aç! Bir tane ama HIZLI olsun!”
Ama yok, sesim çıkmıyor. Sonra gözüm karşımda bir arkadaşımın kahvesinden gelen buharı izliyor. Sanki bir sinema sahnesindeyim. Kafamda sürekli senaryolar, espriler, şakalar… Ama dilim kütük gibi.
Beni tanıyanlar, genelde “Ooo, sen hep konuşuyorsun, hep güldürüyorsun!” der. Halbuki o an, içimde bir sessizlik çığlığı var. Şu sahneyi bir düşünün:
Arkadaş: “Yine senin şakalarına bayıldım, bi ara sessiz kal da seni daha iyi tanıyalım.”
Ben: gülümseyerek “Hahaha, evet! Şu an sessizim, birazcık sessizim ya!”
Ama asıl mesele şu ki, “sessiz bir insan ne demek?” sorusu, bu durumda benim için büyük bir paradoks. Sadece konuşmamak değil, bazen her şeyin içinde sessiz olmak. İçsel bir huzur, rahatlık mı yoksa çekingenlik mi?
Sessizlik ve Yalnızlık Arasında İnce Bir Çizgi
Şimdi diyebilirsiniz ki, “İzmir’de yaşıyorsun, güneşli şehir, sahil, kafeler, arkadaşlar… Neden sessiz kalıyorsun?” Evet, belki dışarıda bir “ses bombası” gibi görünüyorum ama bazen içimdeki “sessiz insan”, bana kendini gösteriyor. Herkese her an espri yapmak zorunda olmadığımı, bazen sadece düşünerek zaman geçirmenin de güzel olduğunu fark ediyorum.
Bir gün arkadaşım Burcu’yla yürüyüş yaparken bir konu açtı:
Burcu: “Biliyo musun, sen çok sessizsin son zamanlarda.”
Ben: “Aaa… Gerçekten mi?”
Burcu: “Evet, artık çok düşündüğün belli oluyor. Ne düşünüyorsun?”
Ben: “Düşünmemek mi lazım?”
Burcu: “Bilmiyorum, biraz sohbet etsen ne güzel olur.”
Ben: “Yani bir kere daha düşünmeden şaka yapabilir miyim?”
Burcu: “Evet, bence bu gece dene.”
İşte bu, sessizliğimin sırrı! Bazı insanlar sürekli konuşmak zorunda hissetmez, bazen sadece düşünüp gözlemler yapar. Bu da başka bir çeşit iletişim. Ama şunu da kabul ediyorum: Bazen sessizlik, yanlış anlaşılabilir. Dışarıdan bakıldığında “sessiz insan” olmak, birisinin “ne kadar içe dönük olduğunu” düşünmesine yol açabilir. Ama bu, her zaman böyle değil.
Sessiz Olmak, Hızla Geri Dönülen Bir Zihinsel Koşuşturma
“Sessiz bir insan” etiketini biraz daha açalım. Bu, her zaman anlaşılan şekilde bir sakinlik durumu değil. Aksine, bazen beynim o kadar hızlı çalışıyor ki, sessiz kalmak, tam olarak bir kafeste hızla dönen bir düşünce çarkıdır. Arkadaşlarım konuşurken, ben her şeye yorum yapma ihtiyacı hissediyorum. Ama bazen, “Hah, tamam, bu sefer sustum!” dediğimde, o kadar fazla düşünüyorum ki, yine sessiz kalmak daha mantıklı geliyor.
Bir örnek daha vereyim: Toplantıda birkaç kişi bir konu hakkında tartışıyor. Herkes konuşurken ben bir köşede kafamda senaryolar yazıyorum. “Şimdi ben bir şey söylesem ne olur?” diye düşünüyorsunuz, değil mi?
Benim iç sesim: “Evet, çok güzel bir konu. Hadi bakalım, bir şey söyle, belki ilginç olur.”
İç ses: “Ama ya aptalca bir şey söylersem?”
Diğer iç ses: “O zaman seni zaten sürekli sessiz gören arkadaşlar daha çok sessiz görecek.”
İç ses: “Evet, belki biraz daha düşünmeliyim.”
Diğer iç ses: “Hah, işte oldu! Bu kadar düşünmek de… Herkesin gözünde sessiz kalmanızı sağlamaz mı?”
Sonunda, “sessiz bir insan ne demek?” sorusunun yanıtını buluyorum: Bazen sessiz kalmak, her şeyin fazlasıyla düşünüldüğünü gösterir. İletişimde olmak, konuşmak kadar düşündüğünüzde de farklı anlamlar taşıyabilir.
Sonuç: Sessiz Olmak Sadece Bir Etiket mi?
Sonuçta, “sessiz bir insan” olmak bazen dışarıdan görülenden çok daha fazlasıdır. Benim gibi esprili birisi bile, bazen sessizlik içinde daha fazla şey hissedebilir. İçsel dünyanın gürültüsünü dışa yansıtmak yerine, bazen sadece gözlemlemek daha anlamlı olur.
Evet, belki daha fazla konuşabilirim, ama bazen biraz sessiz kalmak da, insanın kendini daha iyi ifade etmesinin başka bir yoludur.